SALGIN ZAMANLARINDA AİLE İÇİ İLETİŞİM NASIL OLMALI?

611

İçinden geçtiğimiz zor dönemde aile içi iletişimimiz nasıl olmalı konusunda bir yazı yazmayı istedim. Korkuyu, endişeyi azaltabilecek ve bizi birbirimize daha yakın hissettirebilecek yöntemler üzerinde konuşalım.

Evlerimizdeyiz; çok fazla birlikte zaman geçiriyoruz ama unutmayalım ki ilişkilerimiz ve ailemiz sahip olduğumuz en önemli varlıklar arasında yer alıyor.

İlişkiye dair bir takım sorunların eğer çok önemli ve öncelikli değilse bu dönemde ele alınmasını pek önermiyorum açıkçası, zira hepimiz normal zamanlarla kıyaslandığında daha fazla endişe ve kaygı hissediyoruz.

Aynı evde yaşıyor olsak bile bir şekilde hem eşlerin hem de çocukların kendi başlarına kalabilecekleri, kendi içlerine çekilebilecekleri ya da sadece sessizliğin tadını çıkarabilecekleri zaman dilimleri ve ortamlar olmalı, bu kısım çok önemli.

Böyle dönemlerde birlikte yaşadığımız insanların kusurlarına veya eksikliklerine odaklanmak yerine dikkatimizi daha çok onların iyi yönlerine, pozitif kısımlarına vermeliyiz.

Birlikte geçirdiğimiz insanlarla sevgi dolu bir diyalog içinde olmayı, sevgimizi dile getirmeyi ve göstermeyi becermeliyiz, bunu bilmeyen kişiler için de öğrenmek için harika bir dönem olduğunu düşünüyorum.

İletişimin temeli sanıldığının aksine konuşmak değil dinlemektir. İyi bir dinleyici misiniz? Bunu özellikle soruyorum çünkü eğer iyi bir dinleyiciyseniz iletişim anlamında işiniz kolaylaşabilir. Karşınızdaki insanı dinlerken sadece kelimeleri değil, duyguları da hissetmeye çalışın.

Karşımızdaki insanı üzen ya da kıran sözlerden ve davranışlardan bu dönem olabildiğince uzak durmaya çalışalım. Yine de ne kadar dikkat edersek edelim zaman zaman böyle durumlar yaşanabilir o zaman da olabilecek en kısa zamanda barışma yolunda çaba gösterelim.

Bir şeyleri biriktirip içimize atmayalım, ama iletişimde neyin ne zaman nasıl söylendiği önemlidir, bu nedenle olabildiği ölçüde karşımızdaki insanı kırmadan düşüncelerimizi dile getirelim.

Herhangi bir nedenle öfkelendiğimizde bir süre yalnız kalmaya ve sakinleşmeye gayret edelim.

İlişkilerde kirpi benzetmesini duymuşsunuzdur belki; birbirinizi ısıtabilecek kadar yakın durun ama dikenlerinizin birbirine dokunup canınızı acıtacağı kadar da yakınlaşmayın. Her şeyin başı yine denge gördüğünüz gibi.

Sevgi ile kalın.

Mert Çuhadaroğlu